Acilbilgi.net

Ağız Kokusu

Nisan 4th, 2008 by Ceycey

Ağız kokusunun çeşitli nedenleri vardır.
Çoğunlukla fena ağız kokusunun sebebi (%90 oranda) ağız içi kaynaklıdır. Diğer sebeb ise mide-barsak yada üst solunum yolu rahatsızlıklarıdır.Bunlara ilaveten özellikle çocuklarda barsak parazitlerine bağlı daha çok sabahleyin gözüken ağız kokusu oluşabilir.Bazı sistemik hastalıklardda da (diabet gibi) fena koku görülmektedir.
Ağız içi kaynaklı kokunun sebebleri başlıca;
1-kokulu yiyecekler
2-diş çürüğü
3-periodontal(dişeti ve çevre kemik dokusu)hastalıklar
4-sürekli ağız kuruluğu
5-tütün kullanma 
6-yetersiz ağız hijyeni(kötü bakım)
Dişhekiminiz size ağız kokusunun sebebinin belirlenmesinde yardımcı olur eğer sebeb ağız içi kaynaklı ise bu sorununuzun giderilmesinde gerekli tedavi planlamasını yapar.
Kötü Kokuyu ne/ler yapar

Yediğimiz gıdalar solunumumuzu etkiler ,özellikle soğan sarımsak gibi yiyecekler kan dolaşımımıza geçerler,oradan akciğerlere transfer edilir ve nefesimizle dışarı atılır.
Diş fırçalama ,dişipi kullanımı ve ağız gargaraları ,sakız çiğneme kokuyu sadece geçici olarak maskeler.Vücut gıdayı elimine edene kadar koku kalır.Diet yapanlarda düzensiz yemek yemeğe bağlı olarak fena ağız kokusu olur.

Düzenli ağız bakımı olmazsa,gıda artıkları dişler arasında ,dilin ve dişetlerinin üstünde
birikerek ağızda kalır ,belli bir süre sonra kokuya sebeb olur.Protezlerinde iyi temizlenememesi fena kokuya sebeb olur .
Periodontal sağlığın bozulduğunun en önemli habercisi de fena ağız kokusudur.

Yazan Diş Sağlığı | Yorum yap »

Protez Dişin Amacı Nedir?

Nisan 4th, 2008 by Ceycey

Protezde, hastanın kaybolan fonksiyonları tekrar kazandırılmaya çalışılırken, aynı zamanda bozulan konuşmasının da düzeltilmesi ve estetik görünümün de daha iyi olması amaçlanmaktadır. Böylelikle büyük oranda kaybedilen ağız sağlığı düzeltilirken toplum içinde eksik ya da harap olmuş dişlerle yaşamak zorunda kalan bireylerin psikolojik açıdan da desteklenmesi sağlanır. Çünkü bu şekilde yaşamlarını ( bir süre de olsa ) sürdürmek zorunda kalan bireyler, öncelikle gülmeyi unuturlar.

Bu da fonksiyonel bozuklukların yanı sıra, insanlarda kendine güven duygusunun zedelenmesine neden olur. Bu tip hastalara yapılan çeşitli protezlerle insanların yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanır.

Yazan Diş Sağlığı | Yorum yap »

Periodontal Hastalık Nedir?

Nisan 4th, 2008 by Ceycey

Periodontal hastalıklar dişeti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Erişkinlerde diş kayıplarının %70′inden periodontal hastalıklar sorumludur. Bu hastalıklar erken dönemde teşhis edildiklerinde kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler. Dişeti hastalıklarının önlenmesi veya tedavisi; doğal dişlerin korunması, daha rahat çiğnemenin ve daha iyi bir sindirimin sağlanması gibi diğer faydaları da beraberinde getirir. Periodontal hastalıklar dişeti iltihabı (gingivitis) ile başlar. Yani gingivitis periodontal hastalığın erken dönemidir. Bu dönemde dişetleri kanamalı, kırmızı ve hacim olarak büyümüştür. Erken dönemde çok fazla rahatsızlık vermeyebilir. Tedavi edilmezse hastalık periodontitise ilerleyerek dişeti ve dişleri destekleyen alveol kemiğinde geriye dönüşsüz hasar oluşturabilir.

Periodontitis periodontal hastalıkların daha ilerlemiş bir safhasıdır. Dişleri destekleyen diğer dokularla birlikte alveol kemiğinde de hasar oluşur. Diş-dişeti arasında “periodontal cep” oluşur. Periodontal cep varlığı infeksiyonun yerleşimini ve hastalığın ilerlemesini kolaylaştırır. Hastalık ilerledikçe dişler sallanmaya başlar, hatta çekime gidebilir.

Yazan Diş Sağlığı | Yorum yap »

Çocuklarda Süt Dişinin Önemi

Nisan 4th, 2008 by Ceycey

Süt dişleri geçici olduğu için ebeveynler tarafından genellikle nasıl olsa bu dişler değişecek denerek pek önemsenmez.Dolayısıyla bu tarz bir düşünce süt dişlerinin temizliğinin ihmaline ve çürümesine sebep olur.Unutlmamalıdır ki süt dişlerindeki çürükler hem çocuğun dişlerinin ağrımasına sebep olur,hem de daimi dişlerine zarar verir. 
Süt dişleri ihmal edilip dolgu ile kurtarılamadığı zaman çekilmesi gerekir,erken süt dişi kaybı çocukların daimi dişlerinin çapraşık olmasının en önemli etkenlerinden birisidir.Erken süt dişi kaybı sonucunda ağızda bulunan dişler boşluğa doğru kayar ve daimi dişlerin süreceği yer kalmaz sonuç çapraşıklıktır.Dolayısıyla süt dişlerinin sağlığı çok önemlidir.Çocuklarda ağız hijyeni çocuğun ilk dişleri sürdüğü andan itibaren başlamalıdır.Henüz bebek iken yapılması gereken şey temiz bir bez parçasıyla bebeğin dişlerinin üzeri her emzirme veya mama yedilten sonra yapılmalıdır.Çocuğun yaşı biraz daha büyünce(2yaş) diş fırçası kullanılmaya başlanmalıdır.

Yazan Diş Sağlığı | Yorum yap »

Diş Beyazlatma Sağlıksız Olabilir Mi?

Mart 23rd, 2008 by Ceycey

İnci gibi dişlere sahip olmak günümüzde hiç de zor değildir. Gelişen diş teknolojisi hem koruyucu önlemler hem de tedavide çığır açmış durumda.

Son yıllarda ülkemizde de yaygınlaşan dişlerin beyazlatılması işlemi, estetik kaygılarla dişhekimine müracaatların neredeyse önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Ancak her işlemde olduğu gibi son derece masum gibi görülen beyazlatma işleminde de dikkatli olunması çağrısında bulunan İstanbul Dişhekimleri Odası Bilim Kurulu, “Diş beyazlatma yönteminin sakıncalı olduğu kişiler kesinlikle böylesi bir işleme heveslenmesinler” uyarısı yapıyorlar.

Kimler İçin Sakıncalı
Dış kaynaklı ve iç kaynaklı nedenlerle normalde beyaz olan rengi sarıdan kahverengi hatta griye kadar değişebilen dişlerin beyazlatılmasında değişik yöntemler uygulanıyor. Prof. Dr. Andrej Kielbassa, yaptığı açıklamada beyazlatmanın sakıncalı olduğu durumlar şöyle sıralanıyor:

· Geniş pulpalı dişler
· Dişeti çekilmeleri
· Ortodontik hareket sonucu aşırı hassasiyet gösteren dişler
· Ağır mine kaybı olan dişler
· Ağızda porselen, kuron gibi pahalı restorasyonların olması
· Hamilelik ve emzirme döneminde bulunmak
· Hidrojen peroksit alerjisi olan kişiler

Beyazlatma yöntemleri canlı ve cansız dişlerde yapılabiliyor. Bunun yanısıra hidrojen peroksit kullanılarak ya da aşındırırlarak yapılan beyazlatma türleri bulunuyor.

Günümüzde hidrojen peroksit kullanılarak yapılan iki beyazlatma yöntemi bulunuyor.

Birincisi “In Office bleaching” diğeri ise “Night Guard Vital Bleaching”. Son yıllarda “Night Guard Vital Bleaching” yöntemi, uygulama kolaylığı ve olası yan etkisinin azlığı nedeniyle en sık başvurulan beyazlatma yöntemi.

Bu yöntem ev beyazlatması, matris beyazlatması ya da evde beyazlatma isimleri ile de anılıyor. Yöntem vakumla şekillendirilmiş ağız içi aygıta yerleştirilen beyazlatma maddesinin gün boyunca uygulanması esasına dayanıyor.

Mekanik aşındırmayla beyazlatma yöntemini önermeyen uzmanlar, minenin kimyasal olarak aşındırılması yönteminin ise bazı tür renklenmelerde etkili olduğunu vurguluyorlar.

Yazan Diş Sağlığı | Yorum yap »

« Onceki Konu