Acilbilgi.net

Genç Kalmanın Basit Formulü

Nisan 8th, 2008 by Ceycey

“Nasıl yaÅŸlanacağınız ve yaÅŸlanma nedeniyle bedeninizde oluÅŸacak etkiler yüzde 70 oranında sizin elinizdedir. Nasıl yaÅŸlanacağınızı yaÅŸam biçiminiz belirler. YaÅŸamınızı daha saÄŸlıklı sürdürmek, uzun yaÅŸamak için yapabileceÄŸiniz pek çok ÅŸey var”Dünyaca ünlü kalp cerrahı, New York Columbia Üniversitesi Presbyterian Hastanesi Kalp Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Öz, her yaÅŸta genç kalma yöntemlerini gösterdi:* Vücudumuzda ters bir ÅŸeyler olduÄŸunu nereden anlayabiliriz?

İp uçlarına dikkat etmek gerekli, örneğin kırışıklıklar hipertansiyonun habercisi olabilir. Dışkı görünümü, bağırsak hastalıklarının ilk işareti sayılabilir. İki kat çıktığınızda kalbiniz reaksiyon veriyorsa kalp hastalıklarıyla ilgili bir sorununuz olabilir.

* Genç ve sağlıklı kalmak mümkün mü?

Nasıl yaÅŸlanacağınız ve yaÅŸlanma nedeniyle bedeninizde oluÅŸacak etkiler yüzde 70′ten de yüksek oranla sizin elinizdedir. Nasıl yaÅŸlanacağınızı yaÅŸam biçiminiz belirler. Sadece yüzde 20′lik bölüm genetik faktörlere baÄŸlıdır. YaÅŸamınızı daha saÄŸlıklı sürdürmek, uzun yaÅŸamak ve yaÅŸlanmanın etkilerinden kurtulmak için mutlaka yapmanız gereken beÅŸ önemli ÅŸey vardır. Bunları gerçekleÅŸtirerek yüzde 90 oranında yaÅŸlanmayı geciktirebilirsiniz. Tansiyonunuzu kontrol altına almalı, sigarayı bırakmalı, günde 30 dakikayı egzersize ayırmalı, stresten uzak durmalı ve yaÅŸamınız boyunca severek uygulayacağınız bir beslenme modeli edinmelisiniz. Bu önlemlerle ilk olarak kalbin ve damarların yaÅŸlanmasını engelleyebilirsiniz. Yoksa önemli organlara yeterli kan pompalanması kesilince kalp krizleri, felç, hafızda kaybı gibi problemler birbirini izler. İkinci olarak bağışıklık sisteminin yaÅŸlanmasını frenleyebiliriz. Bu da bağışıklık sistemine baÄŸlı hastalıkları, enfeksiyon ve kanser riskini azaltır. Son olarak çevresel ve sosyal sorunların neden olduÄŸu yaÅŸlanmayı en aza çekersiniz. Çünkü stres yaÅŸlanmayı hızlandırır.
* Kalp sağlığı ile beyin sağlığı birbiriyle ilgili mi?

EÄŸer kalp binanın su pompası, akciÄŸerler havalandırmasıysa, beyin de elektrik sistemidir. Kontrol ettiÄŸi neredeyse 45 bin kilometrelik bir kablo ağı, yani sinir ağı vardır. Beyin 10 watt’lık bir ampul kadar bir enerji üretir. Bir buçuk kilo civarındadır ve yüzde 80′i sudur.

* Düşünce yapımızla kalp sağlığı arasında direkt bir bağlantı var mı?

Bir kalp cerrahı olarak, yoÄŸun düşmanlık besleyen, birinin gerçekten kötülüğünü isteyen ve bunun için dua eden insanların, karşısındakine çok kızan ama nefret duymayanlara göre kalp krizi geçirme riskinin 3 kat daha fazla olduÄŸunu öğrendim. Bedenin de zihni etkileyebildiÄŸini kaçımız biliyoruz? Epilepsi de beyindeki anlık elektrik karmaÅŸası tekrarlayan nöbetlere yol açar. Ama bazı epilepsi vakalarının tetikleyicisi bedensel iÅŸlevler olabilir. ÖrneÄŸin adet dönemi, epilepsi hastası kadınların yüzde 50’sinin nöbetlerini etkileyebiliyor. Din de saÄŸlık üzerinde etkilidir. AraÅŸtırmalar sırasında Budist rahipleri veya dinsel deneyim yaÅŸayanları inceledik. Dini deneyimler yaÅŸandığı sırada beynin belli bölümlerinin tıpkı bir Noel aÄŸacı gibi aydınlandığı görülür.

* Beyin işlevlerini güçlendirmenin en iyi yolu nedir?

Beyin işlevlerini güçlendirmenin birçok yolu vardır. Egzersiz yapmak mükemmel kılmaz ama süreklilik sağlar. Beynimiz de vücudumuzdaki kaslar gibidir. Ne kadar kullanırsak, beynimize egzersiz yaptırırsak bunu yapmayan kişilere göre işlevleri daha iyi korunmuş bir beyne sahip olabiliriz. Diğer önemli konu da stressi azaltmaktır. Stres beyin için ölümcül bir zehirdir. Stres sırasında salgılanan bazı kimyasallar vardır. Beyin hücrelerini öldüren kortizol gibi.

Diyet Aktivite Planı:

Yürüme: Her gün 30 dakika yürüyüş yapın. Eğer yürüyüş yapmaya fırsatınız yoksa yüzme gibi bir başka fiziksel aktivite yapın.

Bisiklete binme ya da yüzme: Haftada 3 kez 20 dakika terleyene kadar yapın.

Dayanıklılık antrenmanı (Resistance training):
Haftada üç kez günde 10 dakika.

Stretching ya da yoga: Her gün yürüyüşten sonra.

Derin nefes alma:
Her sabah ve akşam 10 kez derin nefes alın.

Uyku: Günde en az 7-8 saat arasında uyumaya özen gösterin.


Bu deÄŸerlere dikkat edin!


Tansiyon:
Kan basıncı değerleriniz, kilonuzdan hatta kolesterolünüzden bile daha önemlidir. Ortalama tansiyon değerleriniz 11.5 ve 7.6 olmalıdır. Sabah kalktığınızda öğlen ve akşamları rutin işlerinizi yürütürken, tansiyonunuzu ölçün. Değerler yüksek çıkarsa, bunları doğru beslenme biçimi ve ilaçlar yardımıyla düşürebilirsiniz. Unutmayın, 55 yaşındaki birinin tansiyonu ideal değerlerde ise beden yaşı takvim yaşından 5 yaş küçüktür.

Kan testi: Yılda bir kez yaptıracağınız kan testi sayesinde tüm kalp sağlığınızla ilgili kapsamlı bilgiye sahip olursunuz.

Kolesterol: İyi huylu kolesterol değerlerinize dikkat edin. Amaç kötü huylu değerlerinizi en azda muhafaza ederken iyi huylu kolesterolü mümkün olduğu kadar yükseğe çıkartmaktır.

Homosistein: Alınan proteinlerin sindirilmesini saÄŸlayan bu maddenin fazlası damar duvarlarında hasara neden olabilir. Kan testinizde bu deÄŸerin 9 mg’dl veya daha az olmasına dikkat edin. Yapılan araÅŸtırmalar bu deÄŸeri yüksek bulunan kadınların kalp krizi geçirme riskinin düşük olanlara oranla 3.1 daha fazla olduÄŸunu belirtiyor. Bu deÄŸeri yine egzersiz yaparak ya da günde bir Aspirin içerek düşürebilirsiniz.

Kan ÅŸekeri: Her zaman 100 mg’dl’nin altına olmasına dikkat edin.

Fiziksel testler: Üç dakika vücudunuzu zorlayacak bir egzersiz yaptıktan sonra kalp hızınızı ölçün. Yaşınız için öngörülen maksimum deÄŸerlere yüzde 80-90 oranında ulaÅŸabiliyor musunuz? Maksimum kalp hızı deÄŸerinizi yaşınızı 220′den çıkartarak bulabilirsiniz. ÖrneÄŸin 40 yaşındaysanız, maksimum kalp hızı deÄŸeriniz 220-40= 180′dir.

Toparlanma süresi:
En ağır egzersizi yaptıktan hemen sonra kalp hızınızı not edin. Daha sonra terinizin soÄŸumasına izin vermeden egzersizi bırakın. İki dakika sonra kalp hızınızı hemen ölçün. Yaşınıza göre maksimum deÄŸerin en az yüzde 80′ine ulaşıyorsanız ya da iki dakika içinde 66 veya daha fazla deÄŸer düşüş göstermeye baÅŸladıysa takvim yaşınızdan en az 5 yıl daha gençsiniz demektir.

Yazan Dr.Mehmet Öz | Yorum yap »

Dr.Mehmet Öz’den Uzun YaÅŸamanın Reçetesi

Nisan 8th, 2008 by Ceycey

Dünyanın en ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz’e göre kalp krizinin baÅŸlıca nedeni aşırı kilolar. Yaptığı buluÅŸlarla Amerika’da ‘milenyum doktoru’ seçilen ünlü kalp cerrahımız Prof. Dr. Mehmet Öz, uzun ve saÄŸlıklı yaÅŸamanın reçetesini verdi.

Günde sekiz bardak su içmek kalp krizi riskini yarı yarıya azaltıyor
Dünyaca ünlü Prof. Dr. Mehmet Öz, kalp krizinden korunmanız için önerilerde bulundu: Aşırı şişmanlıktan kaçının. Kolesterol seviyenize dikkat edin. Son yapılan bir araştırmaya göre, günde beş bardağın üzerinde su içenlerde kalp krizi geçirme oranı yarı yarıya azalıyor; sekiz bardak su için. Son tavsiyem ise, hayatta bir amacınız olsun

Prof. Dr. Mehmet Öz, saÄŸlıklı yaÅŸam önerilerini, Günaydın okurları için Esra Tüzün’e anlattı. İşte, Öz’ün tavsiyeleriyle, kalp krizinden korunmanın yolları…

* YaklaÅŸan kalp krizi hissedilir mi?
Birçok insan kriz yaklaÅŸtığında uyarı sinyalleri alacağını düşünüyor ama doÄŸru deÄŸil. Yanılıyorlar. Hastaların yüzde 50’si hiçbir sorun hissetmiyor, hatta kadınlar erkeklere göre daha az aÄŸrı ve daha çok mide bulantısı hissediyor. En önemlisi, kalp krizi geçirenlerin yarıya yakını aslında çeÅŸitli yaralanmalar sonucu hayatlarını kaybediyor. AÅŸk acısı yaÅŸadığı için kalp aÄŸrısı çektiÄŸini söyleyenler yanılıyor. Çünkü kalpte basit sinirler var. Bu sinirler aÄŸrı hissine neden olmuyor. AÄŸrı belli yerlere vurur. Kalp krizi gerçekleÅŸirken, kalpteki sinirler deÄŸiÅŸik aÄŸrı sinirlerine deÄŸerse kısa devre yapıyor. Sanki aÄŸrı varmış gibi hissediyorsunuz. Kol, çene ve göğüste bu aÄŸrı hissediliyor. İnsanların yüzde 50’sinde diÄŸer sinirlere deÄŸmiyor. Yani, kalp krizi sırasında aÄŸrı ortaya çıkmıyor.

* Kalp krizi erkeklerde mi kadınlarda mı daha sık görülüyor?
Kalp hastalığı kadınların bir numaralı katilidir. Kalp damar hastalıklarından ölenlerin yüzde 53.5′i kadındır. Kalp hastalığı her yıl erkekten fazla kadın öldürüyor.

EFOR TESTİ GARANTİ DEĞİL
* Sağlıklı görünen bir insan neden kalp krizi sonucu aniden ölür?
Son derece saÄŸlıklı görünen ama aniden ölen hastalara tanık olduk. Bu hastaların ölümüne neden olan yaÄŸ dolu plak, yıllar boyu sesiz sedasız tıkanır ve aniden parçalanır. Nedenlerini her zaman bilmesek bile, onun ardındaki hastalığın önceki gün baÅŸlamadığını biliyoruz. Sabah uyanıyorsun, kendini son derece saÄŸlıklı ve dinç hissediyorsun. SaÄŸlıklı bir koÅŸu yapmaya hazırlanacak kadar iyi hissediyorsun… Çok ilginçtir; günün en tehlikeli saatleri sabah saatleridir. Gece yarısından sabah saat 10.00′a kadar olan süre… ÇoÄŸu durumda hasta egzersiz falan da yapmıyordur. KoÅŸuya çıkarsınız, bazen kan akışındaki artış bu plakları yerinden oynatır. Belki de kendinizi bitkin hissediyorsunuzdur, göğsünüzde bir sıkışma olabilir, bunu baÅŸka bir ÅŸeye baÄŸlarsınız. İşte o an size uyarı niteliÄŸindeki sinyalleri tek tek harcıyorsunuzdur. Bu sizi, farkına varmadan öyle tehlikeli bir noktaya getirebilir ki…

* Efor çektirilmiş olmasına rağmen, kalp krizi riskini belirleyememe ihtimali var mı?
Kalbin üzerinde arterler var. Arterlerin de duvarları var. Arterlerde görülen sertleÅŸme zamanla artıyor ve 30 - 40 yıl sonra bir gün kapanıyor. Hasta kalp krizi geçiriyor. Bazen tam kapanmak üzereyken, eforlu test yapılıyor. Tıkanma yüzde 80 ise, bulunuyor. Hastanın hayatını kurtarıyoruz. Ama bazen arterdeki sorun eforla tespit edilemeyecek kadar az oranda olabiliyor. Hasta sabah çok yaÄŸlı bir sucuk yiyor, öğlen birine çok kızıyor. Ondan sonra basınç artıyor, yırtılıyor. Etrafından geçen kan üzerinde birden pıhtılaşıyor. Ve beÅŸ dakika içinde tıkanıyor. Hasta bu nedenle yaÅŸamını yitiriyor. Yani, tıkanma yüzde 40 iken aniden yüzde 100′e çıkıyor. Mc Donald’s’ın sahibi de nisan ayında efor testi çektirdi. Ancak mayıs ayında öldü.

* Efor testi kalp krizi riskini tetikler mi?
Bu aslında çok sorulan bir soru. Eforlu test yapılırken kalp krizi geçirmek mümkün. Ama çok nadir. Binde bir oranında bu risk var. Ama eforlu testi yapmazsanız, hastaların yüzde 10′unu kaybedebilirsiniz. Kalp krizi geçirmek üzere olan bir hasta grubu var. Onları kurtarmak çok önemli. Bu testi herkese önermiyoruz. Eforlu testin ne kadar pozitif olduÄŸunu ölçmek lazım. Kadınlarda eforlu talyum testi kullanılmamalı. Kadınlarda eforlu EKO yapılmalı. Eforlu talyum testi için bütün araÅŸtırmalar erkekler üzerinde yapıldı. Bence kadınlarda geçerli bir test deÄŸil.

* Uçak seyahatlari kalp krizi riskini artırır mı?
Uçağın bazı yan tesirleri var. Birincisi; bacaklar saatlerce kıpırdamıyor, adaleler kanı kalbe doğru itiyor. İkincisi; seyahatte insanlar çok az su içer. Eğer iki saatten fazla uçakta kıpırdamadan durduysanız, bacak damarlarındaki kan pıhtılaşmaya başlıyor. Pıhtılaşan kan akciğerlere gidiyor. İşte bu çok tehlikeli bir durum. Kalp rahatsızlığı olsun olmasın, herkes uzun seyahatlerde kıpırdasın, iki saatte bir ayağa kalksın ya da olduğu yerde bacaklarını sık sık hareket ettirsin. Bol su içsin. Bir de yüksekten uçulduğu için güneşten gelen radyasyon var. Radyasyon insanı yaşlandırıyor. Tek çözüm az uçmak ama bu da iş dünyası için mümkün değil.

Yazan Dr.Mehmet Öz | Yorum yap »

Mehmet Öz’den 7 Altın Tavsiye

Nisan 7th, 2008 by Ceycey

Olduğunuzdan daha genç yaşamanın yolları

1. Adım: Kalbinizi pompalayın; bol hareket edip kalori yakın Aslında vücudunuz doÄŸal bir yaÄŸ yakıcısıdır. Her zaman kalori yakarsınız… Bahçenizle ilgilenirken, kitap okurken ya da banyo yaparken bile kalori yakarsınız. Fakat saÄŸlıklı olmak için fiziksel egzersiz yapmanız ÅŸarttır. Haftada 3500-6500 kalori arasında yakmanız gerekir. Kalorilerin çoÄŸu günlük aktivitelerimizi gerçekleÅŸtirirken yakılır. Fakat araÅŸtırmalar gösteriyor ki, günlük aktivitelerle yakılan kaloriler saÄŸlıklı olabilmek için yeterli deÄŸildir. Haftada en az 60 dakika kalp ritminizi yüzde 80 artıran kardiyovasküler egzersizleri yapmanız gerekir. Sadece düzenli yürüyüş yapmak bile, LDL (iyi huylu) kolesterol seviyenizi düşürür, saÄŸlıklı HDL (kötü huylu) kolesterol seviyenizi artırır, vücuttaki iltihabı azaltır. Egzersiz aynı zamanda kan damarlarınızı da güçlendirir. Günde sadece 20 dakika egzersiz yapmak bile kalbinizde, arterlerinizde, eklemlerinizde, davranışlarınızda ve saÄŸlığınızda olumlu deÄŸiÅŸikliklere neden olacaktır.

2. Adım: Gerekli ölçümleri düzenli olarak yaptırın Ölçüm yaptırdığınızda çıkacak sonuçlardan korkuyorsanız bile, yine de gerekli testleri yaptırmayı ihmal etmeyin. Bu testlerin sizin sağlığınızın değişmez bir parçası olduğunu kabul edin.

* Kan basıncı (tansiyon) testi:
Kan basıncı testi sizin arterlerinizin duvarlarından geçen kanın kullandığı gücün miktarıdır. Eğer kan basıncınız yüksek ise, bu arterlerde küçük deliklerin oluşmasına neden olur. Fakat yüksek kan basıncının hiçbir belirtisi yoktur. Bu da bu rahatsızlığı görmezden gelmemizi kolaylaştırır. Fakat tansiyon bazı ilaçlarla ve düzgün yaşam koşullarıyla kontrol altına alınabilir. 55 yaşındaki birinin tansiyonu ideal değerlerde ise, beden yaşı takvim yaşından ortalama olarak dokuz yıl daha genç olur.

* Kan testi:
Yaptıracağınız kan testi ile genel sağlığınız hakkında verilere ulaşırsınız. İşte kan testinde baktırmanız gereken değerler:

* Kolesterol: İyi huylu ve kötü huylu kolesterol deÄŸerlerinize dikkat edin. Kötü huylu kolesterol seviyenizi kontrol altında tutmaya çalışırken, iyi huylu kolesterol seviyenizi yükseltmeye çalışın. İyi huylu kolesterol seviyenizi yükseltmek için; günde birkaç kaşık zeytinyağı için veya 100 gram balık ya da bir avuç fındık, fıstık ya da ceviz yiyin. Günde ortalama en az 30 dakika yürüyüş yapın. Niasin (nikotinik asit) alın. Her gece bir kadeh içki içebilirsiniz ama bir gecede içmeniz gereken sınırı sakın aÅŸmayın. Homosistein: Alınan proteinlerin sindirilmesini saÄŸlayan bu maddenin fazlası damar duvarlarında tahribata neden olabilir. Kan testinizde bu deÄŸerin 9 mg/dl veya daha az olmasına dikkat edin. C reaktif protein: Kan testlerinde bu deÄŸerin yüksek olması, kalp hastalıkları riskinin de yüksek olması anlamına gelir. Bu deÄŸeri günde bir tane Aspirin içerek ya da düzenli egzersiz yaparak kontrol altına alabilirsiniz. Kan ÅŸekeri: Her zaman 100 mg/dl’nin altında olmasına dikkat edin. Åžeker hastası olmasanız bile, çok ÅŸekerli yiyeceklerden ve doymuÅŸ yaÄŸdan uzak durun.

* Fiziksel testler:
* Maksimum kalp hızı: Üç dakika vücudunuzu zorlayacak bir egzersiz yaptıktan sonra, kalp ritminizin hızını ölçün. Yaşınız için öngörülen maksimum deÄŸere, yüzde 80 - 90 oranında ulaÅŸabiliyor musunuz? Maksimum kalp hızı deÄŸerini, yaşınızı 220′den çıkararak bulabilirsiniz.

* Toparlanma süresi: En ağır egzersizi yaptıktan sonra kalp hızınızı not edin. Sonra vücudunuzun soÄŸumasına izin vermeden egzersizi bırakın. İki dakika sonra kalp hızınızı tekrar ölçün. Yaşınıza göre maksimum deÄŸerin en az yüzde 80′ine ulaşıyorsa ya da iki dakika içinde 66 veya daha fazla deÄŸer düşüş göstermeye baÅŸladıysa, takvim yaşınızdan en az beÅŸ yıl daha gençsiniz demektir.

3.Adım: Çevrenizde iyi ve güvenilir dostlarınız olsun Strese ve depresyona karşı kendinizi koruyun, olumsuz düşüncelerden uzak durun, kronik stres kalbin en önemli düşmanıdır.

4. Adım:
Kalbinizi doğru besleyin; haftada bir kez balık yiyin Günde en az bir avuç fındık, fıstık ya da ceviz yiyin. Zeytinyağı ve balık yağı damarlarınızı temizlemek ve iyi huylu kolesterolü yükseltmek için bire birdir. Haftada en az bir kere balık yiyin. Günde 32 mg flavonoid alın. Kanın temizlenmesine yardımcı olan bu madde çay, üzüm, kızılcık, soğan, domates ve portakalda bolca bulunur. Düşmanlarınızı tanıyın, yağlı etten, fındık yağından, tam yağlı süt ürünlerinden ve fast food türü gıdalardan uzak durun.

5. Adım:
Akrabalarınızla görüşmeyi ihmal etmeyin Böylelikle, hem akrabalarınızla vakit geçirir hem de onların da şikayetçi olduğu genetik rahatsızlıkları öğrenebilirsiniz.

6. Adım: Ecza dolabınıza özen gösterin Erkekler 35, kadınlarsa 40 yaşından itibaren kalp rahatsızlarından korunmak için her gün bir tane Aspirin alabilir. Bedeninizin ihtiyacına uygun bir multivitamin de takvim yaşınızdan altı yıl daha genç kalmanızı sağlar. Magnezyum, kalsiyum, C, E vitaminleri ve potasyum açısından zengin multivitaminleri tercih edin.

7. Adım: Düzenli olarak ihtiyacınız kadar uyuyun Düzenli uyumaya özen gösterin. Araştırmalar kadınların günde yedi - sekiz, erkeklerin sekiz - dokuz saat uykuya ihtiyaç duyduklarını ortaya koyuyor.

Yazan Dr.Mehmet Öz | Yorum yap »