Mart 25th, 2008 by Ceycey
Epidural anestezi denen bir bölgesel anestezi şekli uygulanarak yaptırılan doğumdur. Ağrılar başlayıp rahim ağzı açıklığı 3-4 santimi geçtikten sonra ve doğumda ağrılar sıklaştıktan sonra uygulanabilir.Belden omurga kemiklerinin arasından, epidural alan denen bölgeye bir özel iğne ile girilir. Bu iğnenin kılavuzluğunda buraya plastik, kılcal bir hortum yerleştirilir ve buradan uyuşturucu ilaç içeri verilir. Rahmin duyu sinirleri uyuşur, ama motor sinirleri uyuşmaz. Böylece rahim kasılıp doğum eylemine devam ederken gebe kadın ağrı duymaz. % 85′inde tam etki elde edilirken, % 12’sinde kısmi etki görülebilir. % 3 vakada ise hiç etki görülmeyebilir. Her girişimde olduğu gibi bu yöntemin de yan etkileri vardır.
Örneğin, ağır tansiyon düşmelerine yol açabilir. Menenjit ve felç gelişebilir..
Bunlar önemli sakıncalardır, fakat nadir görülür. Ayrıca geç dönemde baş ağrıları olabilir. Bu yan etkiler çeşitli önlemlerle engellenebilmektedir. Hastanın tercihi yanında yüksek tansiyonlu gebelerde, prematür doğumlarda, riskli fetus, makat gelişi, uzamış - fazla ağrılı eylem, annenin metabolik veya solunumsal başka bir hastalığı veya beyin-damar hastalıklarında da tercih edilebilecek bir yöntemdir
Yazan Gebelik | Yorum yap »
Mart 25th, 2008 by Ceycey
Kadın vücudunda doğum yaptıktan sonra 42 günlük özel bir süreç başlar. Bu 6 hafta, loğusalık dönemi olarak adlandırılır. 9 ay süren gebelik döneminde meydana gelen değişikliklerin geriye dönmesi ve kadın vücudunun tekrar eski halini alabilmesi için loğusalıkta geriye dönüş faaliyetleri harekete geçer. Bir yandan da kadın vücudunda kaybedilenlerin yerine konabilmesi için yeniden tamir mekanizması başlar. Doğum sonrası bu 42 günlük dönemde kadına, loğusa adı verilir.
Doğum sonrası kadın, hem 9 ay vücudundan bebeğe verdiklerinden dolayı, hem de zorlu bir doğum süreci ve doğumda kaybettikleri nedeni ile loğusalıkta bir zaaf dönemi yaşar. Bu sırada hem vücut, hem de ruh sağlığı ile ilgili çeşitli sorunlarla karşılaşabilirler.
Aynı zamanda loğusalıkta kadın, anne adaylığından anneliğe geçerken bir yandan da süt yapımının başlaması ile emzirme görevi başlar. Bu yüzden loğusa en az yeni doğan bebeği kadar bakıma, ihtimama, yardıma ve desteğe muhtaçtır.
Yazan Gebelik | Yorum yap »
Mart 25th, 2008 by Ceycey
Öncelikle loğusanın sakin bir ortamda rahatça dinlenebilmesi sağlanmalıdır.. Bebek bakımında loğusaya yardımcı olunmalıdır.
Ayrıca kaybettiklerinin yerine konması ve emzirebilmesi için dengeli beslenmesi ve bol sıvı alması gerekir.
Yavaşlayan barsak hareketlerine bağlı oluşan kabızlığı gidermek için bol lifli gıdalarla beslenmelidir.
Demir ve vitaminden zengin gıdalara beslenmede ağırlık verilmelidir.
Ağır kaldırmadan ve yorucu işlerden sakınarak düzenli yürüyüşler yapmalıdır.
Ayrıca gevşeyen vücut kaslarının ve cildin tekrar eski haline kavuşması için bazı egzersizlere başlamasına yardım edilmelidir’.
Normal doğumdan 24 saat sonra, sezaryenden hekime danışarak yaklaşık 20-30 gün sonra egzersizlere başlanabilir.
Loğusalıkta duygulanım değişikliklerine ve ağlama krizlerine sık rastlanır ve depresyona eğilim artar. Bu durumda loğusalara anlayışla destek vermelidir. Gerektiğinde depresyon için psikiyatri uzmanından yardım alınmalıdır.
Yazan Gebelik | Yorum yap »
Mart 25th, 2008 by Ceycey
-Doğum sonrası fazla kanamalar
-Ateş, titreme, karın ağrısı
-Ani tansiyon yükselmeleri
-Aşırı halsizlik-uykuya eğilim
-Dikişlerde ağrı, akıntı ve kızarıklık
-Vajinadan kötü kokulu akıntı
-Makatta ağrı, kanama
-İdrar yaparken yanma
-Bacaklardan birinde veya her ikisinde kızarıklık, şişme, ağrı
-Belirgin ruhsal değişikler (depressif tavırlar, bebeği istememe, vb.)
-İdrar veya dışkı kaçırma
-Memelerde ağrı, kızarıklık
Yazan Gebelik | Yorum yap »
Mart 25th, 2008 by Ceycey
1- Doğum sonrası dinlenmeye dikkat edilmeli, hemen ayağa kalkıp ağır ve yorucu ev işlerine başlanmamalıdır.
2- Özellikle loğusalıkta ağır kaldırılmamalıdır.
3- Kegel egzersizleri denen alt taban kaslarının kuvvetlenmesini sağlayan egzersizlere başlanmalıdır. Bu egzersizler sayesinde vajina ağzındaki, anüs ve idrar deliği etrafındaki kaslar kuvvetlenir. Böylece normal doğum sonrasında oluşabilecek sarkma ve idrar kaçırma gibi sorunlar önlenebilir.
Bu egzersizlere doğumdan hemen sonra başlanabilir. Her an her yerde dışarıdan fark edilmeden kolaylıkla yapılabilir.
Bu egzersizin yapılış şekli, aynı idrar tutulması gibi alt taban kaslarının kasılması şeklindedir. Her kasılmada 10′a kadar sayılır ve yavaşça kaslar gevşetilir, bu kasma ve gevşetme günde 3 defa ve her defasında 10 kez tekrarlanır. Yalnız bu sayıya yavaş yavaş çıkılır.
Yazan Gebelik | Yorum yap »