Ağustos 30th, 2008 by Ceycey
Hint insanının taktığı takı, yaşamı nasıl algıladığını, inançlarını, toplumdaki rolünü ve konumunu tanımlar, sergiler.
Dünya’nın neresinde olursa olsun bir Hintli kadın gördüğünüzde alnının orta yerinde mutlaka bir “bindi” vardır. Buna ister makyaj, ister takı, isterseniz işaret diyebilirsiniz. Hindu inançlarına göre, alnın orta kısmı ruhun insan vücudundaki yeri ya da 3. gözün bulunduğu yer olarak kabul edilir. Meditasyon halinde yaşam süren Hintliler alınlarının ortasında olan “bindi”‘nin açılmasını ümid ederler. Yani bir anlamda bilinçaltı ve üzeri inançlarına göre bir bütün olacaktır. Bu bir anlamda ruhsal yolculuğun da simgesidir.

Takılarla bütünleştirdikleri giysileri genellikle çok renklidir. Bu çok renklilik ve çeşitlilik takılarda, giysilerde ve yaşamlarında sıkça görülür. Giysiler Hint kadını için çok önemlidir. Kutsiyetine inandıkları giysilerini bazen altın, gümüş, değerli taşlardan oluşan takılarla, bazen de bazı bitkilerin tohumlarıyla yaptıkları takılarla bütünleştirirler.
Başlarına bağladıkları “sari” bir Hint kadınının vazgeçilmez baş bağlamasıdır. Bir ucu omuzdan dolanan ve diğer ucu başa takılan bu başlık (sari) bol takılarla süslenir.
Bu çok renkli giysilerini giyerken ayakları genellikle çıplaktır. Toprağa (doğa’ya) değmesi bir inanışa göre onları doğanın içinde hissetmelerine neden olur. Ayaklarında çoğu kez hal hal veya hal hal’lar vardır.
Hint kültüründe yaşam biçiminin belirleyici olarak süsleme ve süslenme sanatının 5000 yıl gibi bir zaman dilimine yayıldığını görüyoruz. Bedensel süslere olan düşkünlük özellikle kadınlarda süslenmenin ötesinde adeta “anlatım” dır. Taşıyan kadının doğal güzelliklerini ön plana çıkartmasının yanısıra yaşam biçimi, felsefe ve dini inançları anlatan özellikleri vardır. İnançlarına paralel olarak gelişmiş zengin bir tasarımları vardır. Tanrıların dikkatini çekmek amaçlarından biridir. Bir diğeri ise; toplum içinde bol takılı ve süslü bir kadın (fakir olsa bile) bu eksikliğini takıları kullanma, takma yeteneği ile kapatabilir. Topluma karşı itibar, güven kazanır. Bayramlarda, doğum, evlilik gibi kutlamaların yapıldığı özel günlerde tırnakların boyanması, günlük hayatta düzinelerce kolye-bilezik takılması, baş süslemeleri, nakışlı giysiler inanç ve yaşamları içinde büyük öneme sahiptir. O kadar ki; Hint manu kanunu, belirli günlerde belirli takıların kullanılmasını emreder.
Evli bir kadını bekar bir kadından ayıran bazı özellikler de kullandıkları takılarla hemen kendini belli eder. Evli bir kadın burun halkası takabilir, ancak bekar bir kız kullanamaz. Bunun dışında yüzlerine kullandıkları makyaj ve kullandıkları renkler bir kadının evli veya bekar olduğunun göstergesidir.
Yazan Moda Ve Giyim | Yorum yap »
Ağustos 30th, 2008 by Ceycey
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği’nin (TASD) internet sayfasında yer alan “Ayak Sağlığı” konusundaki bilgilere göre, ayak problemlerinin önemli bir bölümü yanlış ayakkabı seçiminden dolayı ortaya çıkıyor.
Ankara - Bilinçli ayakkabı seçimleri yaşam süreci içinde oluşabilecek bazı sağlık problemlerini engelleyebildiği gibi, bazı ayak probleminin tedavisini de sağlıyor. Buna göre, ayak sağlığı için öncelikle ayağın şekline uygun ayakkabılar seçmeye özen göstermek gerekiyor.
Rasgele, (sonradan genişler) düşüncesiyle alınan ayakkabılar ayak sağlığını olumsuz olarak etkiliyor ve basma bozukluğuna, tırnak batmalarına, ayak mantarlarına, acılı nasırlara, ayak parmaklarında şekil bozukluklarına, çabuk yorulmaya, bilek burkulmalarına, ayak, bacak ve bel ağrılarına ve ayakta kalıcı deformasyonlarına sebep olabiliyor. Ayakkabı seçerken ilk kriterin, model ve renkten önce rahatlık olması gerekiyor. Bunun için ayakkabının doğal malzemelerden imal edilmiş olmasına özen göstermek gerekiyor. Ayakkabıyı alırken her ikisinin de giyilip yürürken test edilmesi gerekiyor. Ayrıca, en uzun parmak ile ayakkabının ucu arasında yarım santim boşluk olmasına dikkat etmek gerekiyor. Bağcıklı ayakkabılar ayağı daha iyi kavradığı ve kan dolaşımını engellemeyecek şekilde ayarlanabildiği için tavsiye ediliyor.
Ortopedik ayakkabıların ise ayakta önemli taşıyıcı noktaları desteklediği için yürüyüşü rahatlatıcı yönü bulunuyor. Ortopedik ayakkabılar vücudun rahat taşınmasını sağlıyor, omuriliğin duruşunu destekliyor, kişinin yorulmasını geciktiriyor. Doğal malzemeden üretilen ayakkabılar cilt sağlığının korunmasını sağlıyor, nasır, batık tırnak ve mantar gibi rahatsızlıkların oluşmasını engelliyor. Doğru ayakkabı ve sandaletler de ayağa egzersiz yaptırıyor.
AYAK SAĞLIĞI İÇİN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Ayak sağlığında dikkat edilmesi gereken temel kurallar ise şöyle sıralanıyor:
* Dar kalıplı, üstü basık, sivri burunlu, yüksek topuklu ayakkabılar nasır ve benzeri bir çok problemin davetiyesidir.
* Ayak ağrılarını kulak arkası etmeyin. Kalıcı ağrı varsa bir uzmana görünün.
* Ayaklarınızdaki ısı ve renk değişmelerini, yaraları inceleyin. Kalınlaşan veya düzensiz büyüyen tırnaklar mantar belirtisi olabilir. Ayağın herhangi bir yerindeki büyüme normal addedilmez.
* Ayağınızı, özellikle parmak aralarını düzenli olarak yıkayın ve çok iyi kurulayın.
* Ayak tırnaklarını düz kesin ve çok kısaltmayın. Tırnakların kenarını kesmeyin. Batık tırnaklara neden olabilir.
* Şeker hastaları, kan dolaşımı problemi olanlar ve kalp hastalarının tırnaklarının başkaları tarafından kesilmesi daha doğrudur. Çünkü bu grup enfeksiyona eğilimlidir.
* Ayakkabının ayağa göre olması önemlidir. Ayakkabı alışverişinizi ayaklarınızın şiş durumuna denk getirin. Aşırı yıpranmış ayakkabıları mümkünse kullanmayın.
* Yaptığınız etkinliğe uygun ayakkabı seçin. Örneğin koşarken gündelik ayakkabınızı değil, koşu ayakkabısı giyin.
* Her gün aynı ayakkabıyı kullanmayın.
* Yara ve enfeksiyona açık ortamlarda yalınayak yürümeyin. Sandalet giyiyorsanız güneşli havalarda vücudunuz gibi ayaklarınızı da kremleyin.
* Ayak hastalılarında kocakarı ilaçlarına rağbet etmeyin küçük bir sorunu büyük bir soruna dönüştürebilirsiniz.
* Şeker hastasıysanız yılda bir ayak uzmanına görünmelisiniz.
Yazan Moda Ve Giyim | Yorum yap »
Ağustos 30th, 2008 by Ceycey
Eskiden hiç tanımadığınız birinin eskilerini giymek ayıp sayılır, ikinci el giyenlere ‘bitli gençler’ gözüyle bakılırdı. Oysa şimdi ikinci el giysi satan mağazaların sayısı hızla artıyor, ünlü isimler ‘Nereden giyiniyorsunuz’ diye sorulduğunda göğüslerini gere gere ikinci el satan yerleri tercih ettiklerini söylüyorlar.

Yakın zamana kadar hálá genç işi diye bakılan ikinci el giysi alışverişine artık herkes merak sardı. Çünkü Armani, Gucci, Versace gibi dünyaca ünlü markaları uygun fiyatlarla satın almanın en kolay yolu bu. Büyük jürimiz de bu hafta en iyi ikinci el giysi satan mağazaları seçti. Listeye dokuz mekan ile İstanbul ağırlığını koydu. Bir de İzmir’in tek ikinci el mağazası var en iyi 10 arasında. Bazısı sadece belirli dönemlere ait kıyafetleri satarken, bazısında sadece bir kez giyilmiş markalar bulunuyor. Kimi tüm giysileri önce kuru temizlemeciye gönderiyor, kiminde iyi bir parça bulmak için elbise yığınlarının içine dalmak gerekiyor. İşte Türkiye’nin ikinci el giysi satan en iyi 10 mağazası.
En iyi 10
1. Portobella - İstanbul
2. Avantgardeast - İstanbul
3. Roxy - İstanbul
4. Ve Saire - İstanbul
5. Küf - İzmir
6. Pala - İstanbul
7. Kahve 6 - İstanbul
8. Berna - İstanbul
9. Eskici - İstanbul
10. Herşey 2. El - İstanbul
PORTOBELLA
Cahide Sonku’nun kıyafeti seyirlik
Cihangir’deki dükkanın sahibi Macide Karaali. Güzel liman anlamına gelen Portobella’da ikinci el dönemsel kıyafetleri bulmak mümkün. 1930, 40 ve 60’lı yıllara ait bu giysiler, özellikle yurtdışından büyük talep görüyor. Cahide Sonku’nun kıyafeti, dükkanda görebileceğiniz nadide parçalardan biri. Ama satılık değil. Avrupa, Amerika, Uzakdoğu ve Afrika’dan getirilen giysiler, özellikle Türk film yapımcılarının ve reklamcıların gözdesi. Onarım ve kuru temizlemeden geçirilen kıyafetler, çeşitli şekillerde kiralanabiliyor. Günlük kiralar 20-100 milyon lira arasında. 1930’lara ait kıyafetler 150-500 milyon lira arasında fiyatlarla satılıyor. Portobella’da Gucci ve Armani gibi ünlü markalara ait tasarımları ve eski el işi yatak örtülerini de bulabilirsiniz. Gucci marka bir kıyafetin fiyatı 200 milyon lira. Adres: Cihangir Caddesi No: 29 Beyoğlu, İstanbul. Tel: 0212-245 11 68.
AVANTGARDEAST
60’lı ve 70’li yılların giysileri
Avantgardeast’ın sahibi Feyzullah ve Yalçın Avcı. Öncü anlamına gelen Avantgardeast’te toplam 2 bin parça ikinci el kıyafet bulunuyor. Fransa, New York ve Paris’ten gelen kıyafetlerde, ağırlıklı olarak 60 ve 70’lerin modası hakim. Mağazada fiyatlar 10-35 milyon lira arasında değişiyor. Pantolon ve tişört, ağırlıklı olarak bulunan ürünler. Giysiler bakımdan geçtikten sonra satışa çıkıyor. İzel, Cemil İpekçi ve İzzet Çapa mekandan alışveriş yapan ünlülerden. Adres: İstiklal Caddesi 230/12 Galatasaray İş Hanı Beyoğlu, İstanbul Tel: 0212-245 15 97.
Devam »
Yazan Moda Ve Giyim | Yorum yap »