Acilbilgi.net

Baharda egzersiz yapın

Mart 27th, 2008 by Ceycey

Yapmazsanız psikolojik hastalıklara yakalanabilirsiniz.

Siirt Devlet Hastanesi’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Akfer Kahiloğulları bahar aylarında psikolojik rahatsızlıkların arttığını belirterek, ilaçların aksatılmamasını ve bol bol egzersiz yapılmasını söyledi.

Hasta yakınlarının bu mevsimde daha çok dikkatli davranmalarını isteyen Dr.Kahiloğulları, “Duyu bozuklukları dediğimiz grup, o gruptaki hastaların özellikle yakınları çok dikkatli olmak zorundalar. Çünkü uyku siklusi yaşanıyor. Bu dönemde uyku düzenin bozulmasında, mevsimlik özelliğinde bahar aylarında panik depresif hastalıklar var. Özellikle maniye çok yakın onların yakınları özelikle bazen fark edemeyebilirler. Onlardaki en ufak bir davranış değişikliğinde, uyku değişikliğine karşı duyarlı olmalı genel anlamda fiziksel yorgunlun insanlar üzerinde bir stres yükü oluşturabilir. Havaların ısınmasıyla beraber egzersiz yapılmalı. Haftada 40 ile 45 dakika arasında 2 veya 3 seanslık yada daha kısa yapılabiliyorsa mesela yürüyüş veya benzer egzersizlerle yapılması iyi olur. Bölgesel olarak hastalıklarda bir farklılık görünmüyor ama baharda mevsim değişikliği olduğu için her yerde mevsimsel örtüsü farklı yaşanıyor. Biz burada kış ile ilgili çok fazla zorluklar yaşamıyoruz ama mevsimsel olan depresif bozukluklar çok fazladır. Burada da sıcaklara yönelik sıkıntılar artabiliyor. Burada bahar daha uzun yaşandığı için tabi ki daha fazla sıkıntı yaşanabiliyor. Bu da daha çok fiziksel olan bir açı ama psikiyatri gruplar için Marmara ile burası arasında çok büyük bir fark görünmüyor. Uyku konusunda uyku süresine çok iyi dikkat edilmeli, bunun dışında o insanların psikomuteraktif değerinde artış gösterirlerse konuşmasında artış kendine aşırı güvenmede artış zaten daha önceki ataklarında bu hastalar bunları yaşamış oluyorlar. Bu hastaların ilaçlarını bu dönemde lütfen aksatmasınlar onlar evde sürekli ilaç kullanan bir grup çünkü tekrarlar bizi çok zor durumda bırakıyor” dedi.

Yazan Sağlık Haberleri | Yorum yap »

10 yaş genç görünmenin formülü

Mart 27th, 2008 by Ceycey

Ciltler artık kırışmayacak, yaşlanma yavaşlayacak.

Cildi 20′li yaşların diriliğine kavuşturan, ince kırışıklıkları, kaybolan nemi geri veren somon antioksidan ve vitamin kokteyllerinden oluşan hi-frekans mezolifting tedavisi cilde mükemmel görünüm kazandırıyor. Kadınların korkulu rüyası olan el, dekolte kırışıklıkları da aynı yöntemle gideriliyor.

Yaşadığımız çevre, sigara, güneş gibi cilt sağlığımızı tehdit eden ve yaşlanmayı hızlandıran etkenler düşünülecek olursa cilt sağlığını ve gençliğini korumak için vücudumuza gösterdiğimiz özeni göstermek gerekir. Kardiyovasküler Anestezi ve Reanismasyon-Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. İsmail Ağar, “Cilt kırışıklığının tek sebebi yaşlılık değildir” diyor ve ekliyor: ”Bilindiği gibi güneş ışığı ve stres de cildin tazelenmesinden sorumlu elastin ve kolajen liflerin sentezini sağlayan fibroblastlar adlı hücre grubunun yapısını bozmaktadır.” İşte Antiaging konusunda çeşitli somon antioksidan ve vitamin kokteylerinden oluşan hi-frekans mezolifting tedavisi bu konuda devreye giriyor. Yapılan bilimsel çalışmalar sonunda etkisini kanıtlamış, mezolifting tedavisi cilde sağlıklı ve genç bir görünüm kazandırma yolunda kendini de ispatlamış bir yöntem.

AH O DUDAK ÜSTÜ ÇİZGİLERİ
Cildin elastik ve kolajen lif sayısını arttırarak cildin doğal ve kalıcı bir şekilde gençleşmesini sağlayan mezolift tedavisi, yüz bölgesinde özellikle dolgu tedavisinin kullanımının sınırlı olduğu dudak üstü (smoker line) ve alt göz kapağı çevresi ile boyun, dekolte, el ve ayak sırtlarında başarıyla uygulanan bir yöntem. Yöntemi Fransa’da uyguladıktan sonra Türkiye’ye taşıyan Kardiyovasküler Anestezi ve Reanismasyon-Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr.İsmail Ağar mezolift tedavisinin etki alanlarını ve uygulama yöntemini şöyle anlatıyor;

CİLT ARTIK KIRIŞMIYOR
“Cilt kırışıklık ve cilt tazeleme tedavilerinde kullandığımız yöntemlerden birisi de mezoliftingtir. ilk olarak Paris’te uyguladığım ve on beş seneyi aşkın bir süredir Türkiye’de kullandığım ve üzerinde çalıştığım mezolift antioksidanlar somon vitamin kokteyleri ve cildin nem kapasitesini arttıran hyaluronik asit kombinasyonunun cilde enjeksiyonu yöntemidir. Bu yöntemle kırışıklık tedavileri ve cilt gençleştirme de oldukça etkili sonuçlar almak mümkündür. Bu tedavi ile ayrıca cildin yaşlanmasını da önemli ölçüde yavaşlatmak mümkün olmaktadır.”

Yaş ilerledikçe deri değişiklikler geçirir ve çevresel etmenlerle birlikte cildin içeriğindeki elastin ve kolajen yapısı azalır. Bu lifleri üreten ve cildin hayatiyetinden sorumlu fibroglasların aktiviteleri azalır. Böylelikle cilt yaşlanınca esnekliğini kaybeder, üst tabakası daha az kolajen ve esnek lifler üretmeye başlar. Bağ dokusu zamanla zayıflayarak, derinin kendini bırakmasına ve devamlı kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olur. Gözlerinizin etrafında minik ince çizgileri fark etmeye başladığınızda ise bu kaçınılmaz sürecin ilk sinyallerini alırsınız. Cildin yaşlanma süreci adım adım işlemeye başlamıştır.

Nasıl yaşlanıyoruz ?
20- 30 YAŞ Kırışlık yoktur, epidermisde lokal lekeler vardır. İnce fondöten kullanılarak kapatılabilir. 30 - 40 YAŞ Gülünce oluşan çizgiler vardır. Fondöten kullanılarakkapatılır. 30-40 yaş cildini gösterir. 40 - 60 YAŞ ARASI Statik hatlarda kalıcı kırışıklıklar vardır. Sadece yüzde değil el ayak sırtları ve dekolte bölgesinde de kırışıklıklar başlamıştır. Önlemler sadece yüzle sınırlı değildir. 60 YAŞ ÜSTÜ Yüzde yaygın kırışıklıklar vardır. Dekolte bölgesi, el ve ayak sırtlarında ciddi deformasyonlar oluşmuştur.

Mezolift yöntemiyle el, dekolte ve ayak kırışıklığına son
Estetik cerrahi ve tedavi yöntemleri bugüne kadar sürekli yüz bölgesi üzerine araştırma ve çalışmalar yaptı. Oysa yüzü istediğiniz kadar gençleştirin, elleriniz, ayak sırtı ve dekoltenizde kırışıklıklar varsa, yüze yaptırdığınız işlemler yaşınızı gizlemeye yetmiyordu. Onun da çaresi bulundu. Artık yüze yapılan tüm gençleştirme uygulamaları yüze de uygulanıyor. Söz yine Dr. İsmail Ağar’ın: ‘Cilt gençleştirme ve kırışıklıkta kullandığımız mezolift yalnızca yüz cildi için değil aynı zamanda orta yaşlardan sonra veya yaşlılıkta görülen insanların yaşını ele veren el sırtındaki cilt kırışmasında da oldukça etkili olmaktadır. Ayrıca menopoz döneminde oluşan bacak içi bölgelerindeki cilt gevşemeleri ile karın bölgesindeki kırışıklıklar da tedavi kapsamına girmektedir.

10 SEANSTA PAMUK GİBİ ELLER
Artık mezolift yöntemiyle yüzde veya el sırtında oluşan kırışıklıkları önemli ölçüde ortadan kaldırmak mümkün olduğu gibi eğer orta yaşlarda bu tedaviye başlanırsa cilt kırışmalarının oluşmasını önlemek veya ciddi ölçüde yavaşlatmak mümkündür. Üstelik bu neticeleri elde etmek genelde 10-15 seansta mümkün olabilmektedir. İnsanların yaşını belli eden görünür yerleri olan yüz ve el sırtındaki kırışıklıkları bu mezolift mikroenjeksiyon tedavisiyle düzeltip onların psikolojik olarak olumlu etkilenmelerini ve bunun sosyal ilişkilerini ve iş hayatlarını pozitif etkilemesini gözlemekteyiz”

Yazan Sağlık Haberleri | Yorum yap »

Kalın bağırsak kanserini asprinle önleyin

Mart 27th, 2008 by Ceycey

Araştırmalar, düzenli asprin kullanımının kalın bağırsak kanserine çare olduğunu gösteriyor.

İzmir Kent Hastanesi Gastroenteroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ethem Tankurt, düzenli asprin kullanımının, kolon (kalın bağırsak) kanserini önlediğini bildirdi.

Prof. Dr. Tankurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ABD’de 40-75 yaşları arasında 47 bin 360 erkeği kapsayan ve geçen ay sonuçları açıklanan araştırmada, düzenli aspirin kullanımının kalın bağırsak kanserini önleyici rolü bulunduğu sonucuna varıldığını belirtti.

Aspirinin, kalın bağırsak kanserinden korunmak amacıyla kullanılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tankurt, şöyle konuştu:

”Korunma amacıyla kullanım, öncelikle yüksek riskli hastalarda yani 1. derece yakınlarında kolon kanseri görülen kişilerde ve bağırsaktan polip çıkartılmış kişilerde öneriliyor. Aspirin, kanserin öncül lezyonu olan bağırsak poliplerinin oluşmasını da azaltıyor. Ancak düzenli aspirin alacak kişilerin bir mide sorunu olmaması gerekiyor. Aksi halde ciddi mide kanamalarına yol açabilir. Bu nedenle önce midedeki sorunların tedavisi gerekli.”

Prof. Dr. Tankurt, kolon kanserine erken yakalanmamak için 50 yaşın üzerindeki her bireyin 10 yılda bir kolonoskopi kontrolü olmasının önerildiğini söyledi.

Yazan Sağlık Haberleri | Yorum yap »

Mutlu evlilik tansiyona iyi geliyor

Mart 27th, 2008 by Ceycey

Yapılan araştırmada mutlu evlilik yaşayanların tansiyon değerlerinin ortalaması daha düşük çıktı.

ABD’de yapılan yeni bir araştırmada, mutlu evliliğin tansiyona iyi geldiği, stresli bir evliliğin ise bekarlıktan kötü olabileceği belirlendi.

Daha önceki araştırmalarda ise evli insanların her halükarda bekarlardan daha sağlıklı olduğu saptanmıştı.

204 evli ve 99 bekar gönüllü üzerinde yapılan araştırmada, deneklere 24 saat üzerlerinde taşıdıkları, düzenli tansiyon ölçümü yapan cihazlar
takıldı. Evli gönüllülere ayrıca evlilikleri hakkında bilgi almak için anket doldurtuldu.

Araştırma sonucunda, evliliklerinden tatminkar olanların tansiyon değerlerinin ortalaması daha düşük çıktı.

Araştırmanın, tansiyon söz konusu olduğunda, evli olup olmamaktan ziyade evliliğin niteliğinin önemli olduğunu gösterdiği belirtildi.

Brigham Young üniversitesi öğretim görevlisi Julianne Holt-Lunstad, “Annals of Behavioral Medicine” dergisinde yayınlanan araştırmada, iyi
ve kötü evlilikle bekarlığın uzun dönemde sağlık üzerindeki etkisini saptamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Yazan Sağlık Haberleri | Yorum yap »

Tuvalette fazla oturmayın

Mart 27th, 2008 by Ceycey

Tuvalette dergi ya da gazete okumayı sevenler dikkatli olun…

Genel cerrahi uzmanı Op. Dr. Faruk Yıkılmaz, hemoroid sebepleri arasında tuvalette çok oturmanın da bulunduğunu bildirdi. Yıkılmaz, hemoroid tedavisinin birçok yöntemle mümkün olduğunu açıkladı.

Op. Dr. Yıkılmaz, bazı kişilerde anüs (makat) ve rektum (kalın bağırsağın son kısmı) çevresinde bulunan damarların aşırı derecede genişleyip dışarıya çıktığını belirterek, “Buna hemoroidal hastalık denir. İçeride oluşursa iç, dışarıda oluşursa dış hemoroit adı verilir.” dedi. Kabızlık, şişmanlık, hamilelik, uzun süre tuvalette oturmak, ağır yük kaldırmak ve hareketsizliğin hemoroit oluşumunun sebepleri arasında gösterildiğini belirten Yıkılmaz, hemoroidin karıştığı hastalıklar arasında kalın bağırsak kanserleri, kalın bağırsak polipleri, anal fissür, fıstül ve kolit olabileceğini söyledi.

Hemoroit tedavisinin çoğunlukla tıbbi (ilaçla) olduğunu da kaydeden Faruk Yıkılmaz, “İlaçla tedavi edilemeyen durumlarda ya cerrahi olarak memeler çıkarılır ya da longo tekniğiyle memeler çıkarılmadan zımbalamayla tedavi edilir. Ayrıca lazer ve ısıyla memelerin yakılması uygulaması da vardır. Lastik bant uygulamasıyla ise iç hemoroidler bağlanır.” şeklinde konuştu.

Yazan Sağlık Haberleri | Yorum yap »

« Onceki Konu Sonraki Konu »